Bir Ekonomistin Göktaşı Üzerine Düşünceleri: Kaynakların Kısıtlılığı ve Seçimlerin Maliyeti Ekonominin temelinde, sınırlı kaynaklarla sonsuz ihtiyaçları karşılama mücadelesi yatar. Bu bakış açısı yalnızca paraya, emeğe ya da üretime değil, doğanın bize sunduğu nadir kaynaklara da uzanır. Göktaşları, uzaydan gelen bu kıymetli madenler, tam da bu tartışmanın merkezinde yer alır. Türkiye’de göktaşı bulmak yalnızca bilimsel bir merak değil; aynı zamanda ekonomik bir fırsat, yatırım ve sürdürülebilir kalkınma meselesidir. Bu yazıda, göktaşının Türkiye’de nerelerde bulunduğunu, bu alanın ekonomik değerini ve gelecekte nasıl bir piyasa oluşturabileceğini analiz ediyoruz. Türkiye’de Göktaşı Nerede Bulunur? Türkiye, coğrafi konumu itibariyle göktaşı düşüşleri açısından aktif bir bölgedir. En…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Midesine Düşkün Ne Demek? Antropolojik Bir Bakış Kültürlerin Çeşitliliği: Bir Antropoloğun Davetkâr Girişi Antropologlar, insanları yalnızca biyolojik varlıklar olarak değil, aynı zamanda kültürel anlamlar taşıyan, topluluklara ait kimlikler geliştiren ve bu kimlikler doğrultusunda toplumları şekillendiren canlılar olarak inceler. İnsanlar, kültürel bağlamlarda farklı anlamlar ve semboller üzerinden kendilerini ifade ederler. Bu da bizi, toplumların nasıl ve ne şekilde beslendikleri, yediklerine verdikleri anlam ve midesine düşkünlük gibi alışkanlıkların nasıl kültürel bir boyut kazandığına dair derinlemesine bir düşünceye yönlendirir. Midesine düşkün
Yorum BırakKırlangıç Otu Hangi Hastalığa İyi Gelir? Edebiyatın Şifalı Diliyle Bir Yolculuk Kelimelerin Şifası: Bir Edebiyatçının Gözünden Kırlangıç Otu Bazı kelimeler vardır, yalnızca anlamlarıyla değil, sesleriyle de iyileştirir insanı. Kırlangıç otu da bu türden bir kelimedir — doğanın dilinden konuşur, insanın içindeki kırgın yerlere dokunur. Bir edebiyatçının gözünde bu bitki, yalnızca bedene değil, ruha iyi gelen bir metafordur. Çünkü her metin biraz doğa gibidir; içinde acı da vardır, umut da, iyileşme de. Kırlangıç otu, sanki kelimelerin kendisidir: acı bir öz taşır ama bu öz, doğru ellerde şifaya dönüşür. Mitlerden Modern Hikâyelere: Kırlangıç Otunun Anlamı Efsanelerde kırlangıç, dönüşün ve umudun simgesidir. Her…
Yorum BırakKalyoncu Ne Kadar Bağış Yaptı? – Paranın Arkasındaki İyilik, Etki ve Sorgulama Zamanı Merhaba sevgili okur, bugün biraz cüzdanlara değil, niyetlere ve etkilerine bakacağız. Kalyoncu’nun bağışı rakamdır, ama bağışın ötesinde toplumsal cinsiyet, sosyal adalet ve çeşitlilik bağlamında ne anlama geldiğini tartışacağız. Hazırsan elini kaldır, birlikte hem veriye hem vicdana bakacağız. — Bağış Rakamı: Ne söylüyor, neleri gizliyor? Kalyon Holding ya da Kalyoncu ailesi, 2023’te “Türkiye Tek Yürek” kampanyası kapsamında depremzedeler için 950 milyon TL bağış yaptığı yönünde açıklamalarda bulundu. ([birgun.net][1]) Bu rakam hem çok konuşuldu hem de kamuoyunda tartışma yarattı: “Bu cömertlik gerçek mi?” diyenler oldu, “Acaba kurumlar vergisi avantajı…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle: Gübrede Granül Nedir? Eğitim, yalnızca bilgi aktarmak değildir; bireyin dünyayı algılama biçimini değiştiren, düşünme yollarını zenginleştiren bir dönüşüm sürecidir. Bir öğretmen olarak her derste, öğrencilerin yeni kavramları kendi deneyimleriyle ilişkilendirip anlamlandırdıklarını gördüğümde öğrenmenin ne kadar derin ve dönüştürücü bir güç olduğunu hatırlarım. Bugün, bu bakış açısıyla genellikle teknik bir konu olarak görülen “gübrede granül” kavramına pedagojik bir gözle yaklaşacağız. Çünkü öğrenme, toprağa atılan bir tohum gibidir; uygun koşullar oluştuğunda bilgi filiz verir, büyür ve yaşamı besler. — Gübrede Granül Nedir? Granül gübre, kimyasal veya organik maddelerin belirli bir büyüklükte taneler (granüller) hâline getirilmiş halidir. Bu tanecikler, gübrenin…
Yorum BırakGözünü Daldan Budaktan Esirgemeyen Ne Demek? Edebiyatın Cesur Karakterleri Üzerinden Bir İnceleme Bir edebiyatçı olarak her zaman kelimelerin taşıdığı görünmez enerjiyi merak etmişimdir. Her deyim, bir halkın duygu atlasında yolculuğa çıkmak gibidir. “Gözünü daldan budaktan esirgememek” ifadesi de bu atlasın cesaret, gözü peklik ve bazen de pervasızlıkla işlenmiş bölgesidir. Bu deyim yalnızca bir davranış biçimini değil, insanın dünyaya karşı aldığı edebi tavrı anlatır. Bu yazıda, kelimenin kökeninden edebi karakterlerin ruhuna kadar uzanan bir yolculuğa çıkacağız. — Deyimin Kökleri: Gözün ve Dallanmanın Anlamı Türkçede “gözünü daldan budaktan esirgememek”, tehlikelerden kaçınmamak, korkmadan, cesurca davranmak anlamına gelir. Bu deyim doğa metaforlarıyla örülüdür: “dal”…
Yorum BırakGöz Cerrahisi Ne İş Yapar? Sosyolojik Bir Bakışla Görmenin Toplumsal Anlamı Bir sosyolog olarak toplumun yapısını incelerken, yalnızca kurumlara değil, insanın bedeniyle kurduğu ilişkiye de bakarım. Çünkü beden, toplumsal düzenin hem aynası hem de aracıdır. Bu açıdan bakıldığında, “Göz cerrahisi ne iş yapar?” sorusu yalnızca tıbbi bir yanıtla açıklanamaz. Bu soru, bireyin dünyayı nasıl gördüğü, toplumun görmeye nasıl anlam yüklediği ve bedenin kültürel olarak nasıl şekillendiğiyle ilgilidir. Göz cerrahisi, bu bağlamda sadece görmeyi iyileştiren bir tıp dalı değil, modern toplumun “görme kültürünü” yeniden üreten bir yapıdır. Göz Cerrahisinin Toplumsal İşlevi: Görmek Bir Güçtür Göz cerrahisi, tıbbi anlamda göz hastalıklarını tedavi…
Yorum BırakGörgü Tanığı Olmak Sicile İşler mi? Kültürlerin Adalet Anlayışı Üzerinden Antropolojik Bir Okuma Dünyayı anlamanın en insani yollarından biri, insanın kendi toplumsal yapısına dışarıdan bakabilmesidir. Antropoloji, işte tam da bunu yapar: kültürlerin ritüellerini, sembollerini ve inanç sistemlerini çözümleyerek insanın kendine tuttuğu aynayı anlamaya çalışır. Bir antropolog olarak, “görgü tanığı olmak” kavramı bana her zaman yalnızca hukuki bir pozisyonu değil, aynı zamanda bir toplumsal role işaret etmiştir. Peki, bir olaya tanıklık etmek —yani gerçeğe şahit olmak— bireyin kimliğini, toplumdaki yerini ya da “sicilini” etkiler mi? Bu soruyu yalnızca hukuk çerçevesinde değil, kültürel anlam dünyaları üzerinden düşünmek gerekir. Görgü Tanığı: Yalnızca Hukuki…
Yorum BırakHücrenin Temel Kısımları Nelerdir? Mikroskobun Altından Geleceğe Uzanan Sıcak Bir Sohbet Hücrenin temel kısımları; hücre zarı, sitoplazma (ve içindeki organeller: ribozom, mitokondri/kloroplast, endoplazmik retikulum, Golgi, lizozom, peroksizom, sitoskeleton) ve genetik merkez (ökaryotlarda çekirdek; prokaryotlarda nükleoid) olarak özetlenir. Bazı hücrelerde ayrıca hücre duvarı, ekstrasellüler matriks, kamçı/sil gibi yapılar bulunur. Bazen bir konuyu gerçekten sevmek, onu yalnızca “öğrenmek” değil, arkadaş meclisinde heyecanla anlatmak demektir. Hücre de benim için tam böyle: Evrenin en yaratıcı start-up’ı! Gelin, “Hücrenin temel kısımları nelerdir?” sorusuna, geçmişin merakından bugünün teknolojisine ve yarının olasılıklarına uzanan samimi bir yolculukla cevap verelim. Kökenler: Camdan Dünyaların Başlangıcı Hikâye 17. yüzyılda mikroskobun icadıyla…
Yorum BırakBir Tavuk Yılda Kaç Civciv Çıkarır? – İnsan Davranışlarına Psikolojik Bir Bakış Merakın Psikolojisiyle Başlayan Bir Soru Bir psikolog olarak bazen bir danışanın söylediği küçük bir cümle, zihnimde büyük bir merak zinciri başlatır. Geçenlerde biri bana “Bir tavuk yılda kaç civciv çıkarır?” diye sorduğunda, sorunun arkasındaki asıl anlam dikkatimi çekti. Bu, sadece biyolojik bir merak değildi. Bu, üretkenlik, sabır, bakım ve yaşam döngüsüne dair bir psikolojik sorgulamaydı. Çünkü tavuk, doğanın en sade ama derin modellerinden birini sunar: emek, bekleyiş ve sonuç. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Döngüleri Anlama Arzusu İnsan zihni, tıpkı bir tavuğun yumurtlama döngüsünü izler gibi, düzen arar. Bilişsel psikolojiye…
Yorum Bırak