Huyut Nedir? Siyaset Bilimi Çerçevesinde Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Bir Siyaset Bilimcisinin Bakış Açısı Günümüz siyaset biliminin temel dinamiklerinden biri, iktidar ve toplumsal düzen arasındaki etkileşimdir. Toplumlar, sadece birbiriyle ilişkili bireylerden değil, aynı zamanda bu bireylerin kurumlar, ideolojiler ve tarihsel bağlamlar içinde şekillenen güç ilişkilerinden de oluşur. Peki, bu ilişkilerden biri olan “huyut” kavramı, siyasal sistemlerde nasıl anlam bulur? Huyut kelimesi, köken itibariyle Arapçadan alınmış olup, daha çok insanın toplumsal yapısındaki yerini ve bireysel kimlik oluşturulmasındaki etkilerini anlatır. Ancak, siyasal bir bakış açısıyla ele alındığında, bu kavramın erkek ve kadınların toplumdaki…
Yorum BırakBaşarı Fikirleri Blogu Yazılar
Hidrolik Ekipmanlar ve Güç İlişkilerinin Siyaset Bilimi Perspektifi: Toplumsal Düzen ve Erkek-Kadın Dinamikleri Güç, iktidar ve toplumsal düzen üzerine derinlemesine düşündüğümüzde, yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda araçların ve teknolojilerin de bu ilişkilerdeki rolünü göz ardı etmemek gerekir. Siyaset bilimi, tarihsel süreçlerde belirli güç odaklarının nasıl şekillendiğini ve toplumsal yapıların bu odaklar etrafında nasıl inşa edildiğini inceleyen bir disiplindir. Ancak bir diğer önemli faktör de, bu güç ilişkilerini sağlayan araçların kendisidir. Bu noktada, hidrolik ekipmanlar, yani sıvı gücüyle çalışan araçlar, yalnızca mühendislik alanında değil, toplumsal yapıyı şekillendiren ve güç ilişkilerini belirleyen stratejik araçlar olarak karşımıza çıkar. Peki, bu ekipmanlar toplumsal dinamikleri…
Yorum Bırak“Uludağ kayak merkezi neresi?” sorusu, aslında yalnızca bir koordinat meselesi değil; milli park sınırları içindeki bir turizm markasının yönetimi, çevresel etkileri ve iklim krizine karşı kırılganlığı hakkında daha büyük bir tartışmanın kapısı. Uludağ Kayak Merkezi Neresi? Marka, Milli Park ve Gerçekler Üzerine Cesur Bir Okuma Net konuşalım: Uludağ’ı yalnızca “Bursa’ya yakın, pistleri bol bir kayak merkezi” diye tanımlamak, hem doğayı hem de kullanıcı deneyimini hafife almak demek. Evet, Uludağ Bursa’nın güneyinde, 1961’den beri milli park statüsünde korunan geniş bir alanın içinde konumlanıyor; üstelik bölge zaman içinde 12.700 hektarın üzerine genişleyen koruma sınırlarına sahip. Bu çıplak gerçek, eğlence ile ekosistem sorumluluğunu…
Yorum BırakHelallik Verilmezse Ne Olur? Öğrenmenin Vicdani Boyutuna Pedagojik Bir Bakış Öğrenmek sadece bilgi edinmek değildir; öğrenmek, insanın iç dünyasında yeni pencereler açan, farkındalık yaratan, vicdanla bütünleşen bir süreçtir. Bir eğitimci olarak her öğrencinin öğrenme yolculuğunda sadece akademik değil, duygusal ve etik gelişimin de önemli olduğuna inanırım. Çünkü bilgi, ancak ahlakla birleştiğinde anlam kazanır. Bu yazıda “helallik” kavramını, öğrenme süreciyle ilişkilendirerek bireysel ve toplumsal düzeyde nasıl bir dönüşüm yaratabileceğini inceleyeceğiz. Helallik Kavramının Pedagojik Temeli Helallik, yalnızca dinî bir terim değildir; aynı zamanda öğrenmenin en derin etik temellerinden biridir. Öğrenme sürecinde bir öğretmenin bilgisi, öğrencinin zihnine ve yüreğine dokunur. Bu dokunuş, emek,…
Yorum BırakHelal Olsun Ne Zaman Denir? Kültürel Kodların Antropolojik Bir Yolculuğu Bir antropolog olarak dünyayı anlamaya çalışırken bazen tek bir kelime, bütün bir kültürün derin yapısını önümüze serer. Türkçede sıkça duyduğumuz, ama çoğu zaman farkında olmadan kullandığımız bir ifade vardır: “Helal olsun.” Bu ifade, sadece bir takdir göstergesi değil; aynı zamanda bir kültürün ahlak anlayışını, dayanışma biçimlerini ve kimliksel sınırlarını yansıtan zengin bir antropolojik simgedir. Ritüellerin ve Sözün Gücü Antropolojik açıdan “Helal olsun” ifadesi, bir ritüel söz olarak değerlendirilebilir. Çünkü her söylendiğinde, sözü söyleyenle dinleyen arasında bir bağ kurar; bir tür toplumsal onay mekanizması işler. Bir annenin çocuğuna yemeğini bitirdiğinde “helal…
Yorum BırakGüvercinlik Nasıl Bir Yer? Edebiyatın Dönüştürücü Bakışıyla Bir Mekânın Ruhunu Okumak Kelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Nefesi Edebiyat, yalnızca kelimelerin birleşimi değil; insanın iç dünyasının yankısıdır. Her kelime bir kapı açar, her cümle bir gölgeyi aydınlatır. Bir mekânı anlatmak, aslında kendi içimizdeki yankıyı dinlemektir. “Güvercinlik nasıl bir yer?” sorusu da, yüzeyde bir coğrafyanın, derinde ise bir ruh hâlinin sorusudur. Güvercinlik, yalnızca taş, toprak ve rüzgârdan ibaret değildir; orası insanın kalbine dokunan, sessizliğiyle konuşturan bir edebî simgedir. Güvercinlik: Sığınak mı, Yalnızlık mı? Birçok yazar için mekân, kahramanın ruh hâlini yansıtan bir aynadır. Güvercinlik de böyledir: bir sığınak, bir yalnızlık odası, bir…
Yorum BırakGüneşte Görülen Bu Koyu Lekelere Ne Ad Verilir? — Güneş Lekelerinin Bilimsel ve Düşünsel Yolculuğu Gözünüzü gökyüzüne çevirdiğinizde Güneş’in kusursuz bir ışık küresi olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa teleskoplar ve modern gözlem araçları, bu görkemli yıldızın yüzeyinde zaman zaman koyu lekeler belirdiğini gösterir. Bu karanlık alanlar, gökbilim tarihinde merak, tartışma ve keşiflerin merkezi olmuştur. Peki, Güneşte görülen bu koyu lekelere ne ad verilir? Bilimsel olarak bunlara “Güneş lekeleri” denir. Ancak bu terim, sadece fiziksel bir olguyu değil, aynı zamanda insanlığın gökyüzüne bakışındaki evrimi de temsil eder. Tarihsel Arka Plan: Güneşin Kusursuzluğu Kırıldığında Antik çağlarda Güneş, mutlak saflığın ve değişmezliğin sembolüydü. Aristoteles ve…
Yorum BırakBazen bir kelime, bir duyguyu taşır; sadece harflerle değil, anılarla yazılır. “Kolkola” da öyle bir kelime. Onu bir yazım kuralı tartışmasından çok, bir insan hikâyesinin ortasında keşfetmiştim. Bu yazıda sadece “kolkola nasıl yazılır” sorusunu değil, birlikte olmanın, omuz omuza durmanın ne anlama geldiğini de konuşacağız. Bir Yürüyüşle Başlayan Hikâye Yağmurlu bir akşamdı. Elif ve Cem bir tartışmanın ardından sessizce yürüyorlardı. Elif’in elleri üşümüştü, Cem’inse içi doluydu. Sokak lambalarının ışığı kaldırım taşlarına vururken Elif birden sustu, sonra hafifçe gülümsedi. “Cem, hatırlıyor musun, eskiden hep kolkola yürürdük?” Cem başını çevirdi. “Evet,” dedi. “Ama yazımı hâlâ karıştırıyorum. ‘Kol kola’ mıydı, ‘kolkola’ mı?” Elif…
Yorum BırakTarihin Işığında: Beyaz Güneş Lekesi Nedir? Tarihle ilgilenen biri olarak, geçmişin izlerini yalnızca toprakta, belgelerde ya da taşlarda değil, insan bedeninde de görürüm. Her iz, bir dönemin hikâyesini taşır; her değişim, bir dönüşümün habercisidir. Beyaz güneş lekesi olarak bildiğimiz durum da aslında yalnızca tıbbi bir mesele değildir — o, insanın doğayla, bilgiyle ve kendi bedeniyle olan tarihsel mücadelesinin küçük ama anlamlı bir yansımasıdır. Beyaz Güneş Lekesi Nedir? Beyaz güneş lekesi ya da tıbbi adıyla idiopatik guttat hipomelanozis, ciltte melanin kaybı sonucu oluşan küçük beyaz noktalar olarak tanımlanır. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalan kişilerde, özellikle de yaşla birlikte, bu lekeler…
Yorum BırakBir Ekonomistin Gözünden: Kaynakların Sınırlılığı ve Amasya’nın Bağlı Olduğu İl Üzerine Düşünceler Ekonomi, yalnızca para ve piyasalarla sınırlı değildir; aynı zamanda coğrafyanın, tarihin ve insan davranışlarının iç içe geçtiği bir düşünce alanıdır. Bir ekonomist olarak ilk çıkarımım, kaynakların sınırlı olduğu ve her seçimin bir fırsat maliyeti doğurduğudur. Bu bakış açısıyla, “Amasya hangi ile bağlıdır?” sorusu yalnızca coğrafi bir merak konusu değil, ekonomik ilişkiler ağının, bölgesel kalkınmanın ve toplumsal refahın nasıl şekillendiğini anlamamıza da ışık tutar. Amasya Hangi İle Bağlıdır? Coğrafi Kimlik ve Ekonomik Dinamikler Amasya, Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan, tarihi boyunca stratejik bir geçiş noktası olmuş bir ildir. Ancak…
Yorum Bırak